TÜRKÇÜLÜK
DEĞİŞMEZ BİR FİKİRDİR
ORKUN'u beğenmiyenler onda eski teranelerden
başka bir şey olmadığını söylüyorlar. Haklıdırlar. Türkçülük değişmez bir
fikir olduğu için burada hep aynı sözler söylenecek. Türkçülük bir moda
olmadığı için değişmeyecek, bir ilim olmadığı için sabit kalacak, bir eğlence
olmadığı için kendini beğendirmeğe uğraşmayacaktır.
Türkçülük bir ülküdür. Millî ülküler yüzyıllar boyunca değişmeden yaşar.
Değişen tarafları ana çizgileri değil, teferruat veya taktiğidir.
Bazı arkadaşlar, Türkçülük alanında yazı yazanların yıllardır aynı kimseler
olduğunu söylüyorlar. Bu da doğrudur. Fakat ORKUN'daki imzaların çoğaldığını
zamanla herkes görecektir.
Ancak, Türkçülerin hepsi yazı yazmadığı gibi yazıcıların aynı kimseler olması
da Türkçülüğün yerinde saydığını göstermez. Türkçülüğün nasıl
geliştiğini görmek için Türkçü dergileri okuyanların sayısına bakmak kâfidir.
ORKUN'un (ORHUN) adıyla çıktığı birinci ve ikinci devirleriyle şimdiki satışı
arasındaki fark Türkçü okuyucuların ne kadar hızla çoğaldığını ve
Türkçülük ülküsünün gördüğü rağbeti ispat eden şaşmaz bir ayardır.
Türkçülüğün bugünkü kuvvetine göre ORKUN'un zayıf olduğu muhakkaktır. Türklü
sebepler, başlangıçta daha kuvvetli ve iyi çıkmamıza engel oldu, fakat bu durum
geçicidir. Toplanma ve toparlanma yoluna girmiş bulunan Türkçülük ağır, fakat emin
adımlarla ilerlemektedir. Şimdiye kadar Türkçülük hareketleri yalnız fedakârlığa
dayanan ve küçük gurupların, bazan da fertlerin elinde idare olunan dağınık
hamlelerden ibarettir. Bir Türkçüler topluluğu tarafından çıkarılan ilk dergi
ORKUN'dur. Manevî bağlarla birbirine bağlı olan arkadaşlar topluluğu uzun bir
zamandan beri biriktirilen para ile ORKUN'un sermayesini hazırlamış, gayet sessiz ve
mütevazı olan bu hazırlanma birçok Türkçüler tarafından duyularak desteklenmiş,
böylelikle ORKUN'un daha erken çıkması sağlanmıştır.
Türkçülük için önümüze gittikçe genişleyecek bir çalışma ve başarma devri
açılmaktadır. Türkçülüğün şiarı soğukkanlı, ağırbaşlı ve mütevazı olmak
bulunduğundan en küçük başlangıçlarda hareket ederek ağır ve emin adımlarla
büyük başarılara doğru ilerliyeceğiz. Yürüyüşümüz azimli, hesaplı ve
disiplinli olacaktır. Her işte hep beraber olacağız ve ülküye doğru hep beraber
gideceğiz.
Ülkü yolunda yürüyüşümüzün ağırlaştığı günler ve hızlandığı günler
olacak, fakat Türkçülüğün aslında ve son hedeflerinde hiçbir zaman değişme
olmayacaktır.
Orkun, 27 Ekim 1950, 4. Sayı
|